uyusturucu-kullanma-ve-bulandırma-sucu

Telefon

0 552 389 71 35

 

Adres

Karabaş Mh. Hafız Binbaşı Cd. Mecit Kavan Apt. No: 8 Daire 8 İzmit/Kocaeli

Uyuşturucu madde kullanımı ülkemizde yoğun bir şekilde mücadele edilen hususlardan biridir. Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçu düzenlenmiş olup bu yazımızda bu suça ilişkin emsal Yargıtay kararları ışığında inceleme yapacağız.

Ayrıca Tuzcuoğlu Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize ceza avukatı olarak uyuşturucu madde suçlarında hukuki destek sağlamakta, mahkeme önünde müvekkillerimizi savunmaktayız.

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu Nedir?

Uyuşturucu madde olarak sayabileceğimiz esrar, eroin, kokain, meth gibi maddeleri kişisel kullanımı amacıyla satın alan, uyuşturucu maddeyi kabul eden, kullanım amacıyla uyuşturucu maddeyi bulunduran kişi uyuşturucu madde kullanma veya uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemiş olacaktır.

Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde uyuşturucu madde kullanma veya uyuşturucu maddeyi bulundurma, satın alma ve kabul etme olarak ikili ayrıma tabii tutulmuştur.

  • Bir kimsenin uyuşturucu madde veya uyarıcı maddeyi ağız, burun yoluyla ya da şırınga yoluyla damarına veyahut deri altına enjekte etmesi halinde uyuşturucu madde kullanma suçu ortaya çıkacaktır.
  • Bir kimsenin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi fiili hakimiyeti altında kullanmak için bulundurması halinde ise uyuşturucu madde bulundura suçu oluşacaktır.

Uyuşturucu madde miktarının Yargıtay içtihatlarında belirlenen günlük kullanım miktarını aşması halinde kişi uyuşturucu madde ticareti suçu ile cezalandırılabilir.

Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunun Şartları

Yukarıda açıkladığımız gibi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile uyuşturucu madde ticareti suçu birbiriyle oldukça karıştırılmakta ve uygulamada sıkça karşımıza iç içe geçmiş halde gelmektedir. Bu yüzden sanığın amacının tespitinde aşağıdaki şartlar önem kazanmaktadır.

  • Şartlardan en başta geleni uyuşturucu maddenin miktarıdır. Kişinin uyuşturucu maddeyi kendi kullanımı için bulundurduğu iddiasına yönelik en büyük ispat uyuşturucu maddenin miktarıdır. Örneğin kişinin gramaj olarak çok fazla meth (kristal) maddesiyle yakalanması halinde bu maddeyi kendi kullanımı için bulundurduğu iddiası mahkeme heyeti ve savcılık nezdinde karşılık bulamayacaktır. Yargıtay içtihatlarında esrar maddesinin günde 3 öğün olmak ve öğün başı 1-1,5 gram olmak kaydıyla kullanmak için bulundurulabileceği sıkça karşımıza gelmektedir. Kişinin yıllık kullanım miktarından daha fazlasını bulundurması halinde uyuşturucu madde ticareti suçu oluşabilmektedir.
  • Düzenlenen soruşturma veyahut kovuşturma kapsamında fail / sanığın uyuşturucu maddeyi bulundurma suçundan mı yoksa uyuşturucu madde ticareti suçundan mı yargılanacağı fail / sanığın davranışlarıyla da belirlenebilmektedir. Buna göre fail / sanık uyuşturucu maddeyi sadece kendi kullanımı için fiili hakimiyetinde bulundurmalı, dosya kapsamında başka birine satma, ısmarlama gibi fiiller bulunmamalıdır.
  • Uyuşturucu maddenin bulunduğu ve kolluk görevlileri tarafından ele geçirildiği yer de uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurma suçunda önem arz etmektedir. Kişi kendi kullanımı için uyuşturucu madde bulunduruyorsa bunu kolay ulaşabileceği bir yerde muhafaza edecektir. Ancak örneğin kişinin bahçesine gömülü halde yüksek miktarda uyuşturucu madde bulunması kişinin uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanmasına yol açabilir.
  • Yine uyuşturucu maddenin bulunduruluş şekli de bu tarz davalarda önem arz etmektedir. Örneğin kişinin uyuşturucu maddeyi küçük paketler halinde çok sayıda yakalatması halinde uyuşturucu madde ticareti suçu gündeme gelebilir. Yine kişinin evinde alüminyum bulunması, hassas terazi bulunması halinde uyuşturucu ticaret suçu gelebilir.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesi uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunu düzenlenmiştir. Buna göre ilgili suçun cezası;

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunda cezayı arttıran haller ise suçun okul, yurt, hastane, kreş, ibadethane, kışla, gibi topluma hizmet eden sosyal noktalarda işlenmesi halinde ceza yarı oranında arttırılacaktır. Bu haliyle suçtan kaynaklı 3 yıldan 7,5 yıla kadar ceza verilebilecektir.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda Dava Açılmasının Ertelenmesi Kararı

Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunda Cumhuriyet savcısı tarafından ceza davasının açılması 5 yıllık bir süreyle ertelenebilir. Bu karara kamu davasının açılmasının ertelenmesi denmektedir. Erteleme kararına binaen 1 yıllık denetimli serbestlik uygulanır. Şüphelinin 5 yıllık erteleme süresi zarfı içerisinde tekrardan uyuşturucu madde kullanması, bulundurması, savcılık makamınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde erteleme kararı kaldırılarak dava açılmasına karar verilir.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda Denetimli Serbestlik

Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunda yukarıda anlattığımız erteleme kararının akabinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye yükümlülükleri ve ihlal doğrultusunda karşılaşacağı sonuçlar anlatılır. Şüphelinin dosyası Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’ne gönderilir. Örneğin Kocaeli ilinde suçun işlenmesi halinde şüphelinin dosyası Kocaeli Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’ne gönderilecektir. Şüphelinin dosyanın gönderilmesine binaen 10 gün içerisinde denetimli serbestlik şube müdürlüğüne başvurması gerekmektedir. 10 gün içinde başvurunun yapılmaması halinde erteleme kararı kaldırılarak şüpheli hakkında kamu davası açılacaktır.

Şüphelinin denetimli serbestlik programını 2 kez ihlal etmesi halinde de erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılacaktır.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda Cezanın Ertelenmesi, HAGB ve Adli Para Cezası Kararları

Yargılamanın sonunda verilen cezanın ertelenmesi sanığın cezaevinde cezalandırılmasından vazgeçme anlamına gelmektedir. Erteleme, uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunda mümkündür.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, mahkemece verilen hükmün belli bir süre zarfı içerisinde sonuç doğurmaması ve süre bittiğinde (şartlara uyulması halinde) ceza hükmünün ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Sanık bu süre zarfı içerisinde herhangi bir kasti suça karışmamalıdır. Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunda HAGB mümkündür.

Adli para cezası, hükümde açıklanan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi anlamına gelmektedir. Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçunda adli para cezasına çevirme imkanı bulunmamaktadır.

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık

Uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçuna yönelik olarak etkin pişmanlık hükümleri Türk Ceza Kanunu’nun 192. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre etkin pişmanlık şu şekilde hükme alınmıştır; Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda İspat

Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçuna ilişkin uygulamada kişinin üzerinde uyuşturucu madde yakalanması yeterli ispat ölçüsü sayılmaktadır. Ancak kişinin “ben uyuşturucu kullanıyorum” tarzında bir ikrarı tek başına cezalandırmak için yeterli olmamaktadır. Kişinin uyuşturucu madde kullandığı tıbben ortaya koyulmalı ve cezalandırma o şekilde yapılmalıdır.

Dosya kapsamına göre; sanığa ait herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemediği gibi, uyuşturucu madde kullandığına dair tıbbi bir bulguya da ulaşılamaması karşısında; sanığın soyut ikrarı dışında, mahkumiyetine yeterli, somut ve inandırıcı herhangi bir delilin bulunmaması nedeniyle atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2007/22548 Esas, 2009/15827 Karar)

Uyuşturucu Kullanma Suçu İstinaf Dilekçesi

Uygulamada sıkça kişilerin uyuşturucu madde kullanma amacıyla bulundurmasına rağmen uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılandığını görmekteyiz. Bu doğrultuda genelde sanık tarafından istinaf başvurusu yapılmaktadır. Bu noktada her ne kadar internetten uyuşturucu madde kullanma suçu istinaf dilekçesi gibi aramalar yapılsa da her somut olayın kendi parametreleri olduğundan istinaf dilekçesinin o olaya özgü olarak hazırlanması gerekmektedir. Tuzcuoğlu Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimizin istinaf yoluna başvurmalarında da yanında olmaktayız. Dilerseniz bizlere ulaşabilir, hukuki hizmetimizden faydalanabilirsiniz.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları

Satışa Hazır Halde Uyuşturucu Madde Bulunması

Sanığın çalıştığı işyerinde ele geçirilen satışa hazır halde 19 adet uyuşturucu maddeyi ticaret amacı ile bulundurduğu gözetilmeden suçun niteliği yanlış değerlendirilerek hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/4055 Esas, 2015/31624 Karar)

Uyuşturucu Madde Kullanımını Kabul ve Uyuşturucu Maddelerin Tespit Edilememesi

Sanığın hazırlık ifadesi ve aşamalardaki beyanlarına göre uyuşturucu madde kullandığı kabul edilmesine rağmen, kullandığını ifade ettiği uyuşturucu madde veya örneğinin ele geçirilmemiş ve madde üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamış olması, keza sanıkların kan ve idrar örneği alınıp tahlili de yapılmaması nedeniyle uyuşturucu metabolidinin saptanmaması karşısında sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması” kanuna aykırıdır.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/2369 Esas,  2007/400 Karar)

Konutta Kenevir Tohumunun Bulunması

İhbar ve ev arama tutanağı içeriği, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine ilişkin şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak, sanığın evinde ele geçirilen kenevir tohumu ile karışık kenevir bitkisinden kullanmaya elverişli uyuşturucu madde elde edilip edilemeyeceği konusunda Adlî Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tekdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2007/7909 Karar)

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunda Ekspertiz Raporu

Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığı’nın ekspertiz raporuna göre, sanığın evinde yapılan aramada ele geçen maddenin 60,75 gr esrar olduğunun belirlendiği, oysa yakalama tutanağı içeriğine göre, bu sanık tarafından diğer bir sanığa verildiği kabul edilen 4 paket halindeki maddenin niteliğine ilişkin ekspertiz raporunun bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 63 üncü maddesi uyarıca, gerek nitelik ve gerek ise miktar yönünden uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum ya da kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin gözetilmemesi” kanuna aykırıdır.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2010/30171 Esas, 2011/2783 Karar)

Kullanma Miktarı Sınırları İçerisindeki Esrarın Paylaşılması

Olayla ilgili tutanak içeriğine, sanığın savunmasına, tanık Ramazan’ın anlatımına, suç konusu 0.5 gramdan ibaret esrarın miktarı ile ele geçiriliş biçimine, dosyadaki diğer belge ve belgelere göre; olay günü tanık Ramazan’ın, sahilde sigara içmekte olana sanığın yanına gelerek sigara istemesi üzerine, sanığın, “sigara yok, istersen sigaralık var” dediği, Ramazan’ın da “ne demek o” diye sorması üzerine, “esrar istersen birlikte kullanalım” dediği, bunun üzerine Ramazan’ın durumu güvenlik görevlisine bildirdiği ve sanığın üzerindeki esrar ile yakalandığı anlaşıldığından; sanığın tanık Ramazan ile birlikte esrar kullanmayı önermesinin uyuşturucu madde satmak veya bedelsiz vermek olmayıp, uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu…

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2007/7597 Karar)

Kullanma Amacıyla Uyuşturucu Madde İmal Etme

Sanık tarafından ekilerek hasat edildikten sonra evinin damında kurumaya bırakılmış olarak ele geçirilen suç konusu kenevirlerin kişisel kullanıma yetecek kadar esrar içerdikleri anlaşılmış olmakla, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkum edilmesi gerekir.

(Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2015/1687 Esas, 2015/4043 Karar)

Uyuşturucu Maddenin Miktarının Kişisel Kullanım Miktarı Olarak Değerlendirilmesi

Sanığın evinde yakalanan net 203 gram esrarın ele geçiriliş biçimi ve miktarı dikkate alındığında, savunmasının aksine suça konu esrarı satmak amacıyla bulundurduğuna ilişkin soyut ihbardan başka şüpheden uzak, yeterli, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı ve sanığın tek olan fiilinin bütünüyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması…

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2008/15703 Esas, 2009/7806 Karar)

Uyuşturucu Satın Almada Teşebbüs

04.12.2007 tarihinde diğer sanık Ersin’de ele geçirilen eroini adı geçenden satın almak için anlaştıkları, ancak bu maddeyi teslim almadan önce uyuşturucunun ele geçirildiği, böylece sanıkların uyuşturucu madde satın alma suçlarının teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK’nın 35. maddesi uyarınca cezalarından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi”

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2012/1270 Esas, 2012/13366 Karar)

Uyuşturucu Maddenin Birlikte İçilmesi

Sanıklardan birine ait sigara şeklindeki uyuşturucu maddenin birlikte içilmesi şeklinde gerçekleşen sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden, üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi…

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2007/3390 Karar)

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda Etkin Pişmanlık

Y… F… mahallesi S… sokakta uyuşturucu madde ticareti yapıldığı yönündeki çok sayıda ihbar üzerine bu sokakta bulunan evlere ilişkin alınan arama kararına dayanılarak sanık Afife’nin evinde yapılan aramada 71 adet poşet içinde net 39,8 gram esrar maddesi ile 2 adet extacy hap ele geçirilmesinden sonra sanık Afife’nin, evinde bulunan uyuşturucu maddelerin kardeşi diğer sanık Ramazan’a ait olduğunu söyleyip, kalmış olduğu evi de göstererek bu sanığın yakalanmasını ve suçunun ortaya çıkmasını sağladığı; yine evinde ve üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanık Ramazan’ın, sanık Afife’nin evinde bulunan uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu söyleyerek, hakkında sanık Afife’nin soyut beyanı dışında delil bulunmadığı bir aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ettiği anlaşıldığından, her iki sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi…

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2009/13382 Esas, 2010/6426 Karar)

Tedavi ve Denetimli Serbestlik

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi” gerekmektedir.

(Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2015/17069 Esas, 2015/8139 Karar)

Erteleme Süresinde Tekrardan Uyuşturucu Madde Kullanımı ve İkinci Suçun Durumu

Sanıkların daha önce işledikleri suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında bu suçu işlemiş ise ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2015/5333 Esas, 2015/33330 Karar)

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda HAGB

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra; sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2015/2564 Esas, 2015/1245 Karar)

Denetim Programının İhlali

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması…

(Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2015/2564 Esas, 2015/1245 Karar)

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçunda Zamanaşımı

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan karar verildiği, verilen karar tarihinden, Yargıtay’da incelemenin yapıldığı tarihe kadar TCK m.66/1 (e) ve 67/2 yazılı 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, bu süre zarfında zamanaşımını kesen bir işlemin de yapılmadığı anlaşılmış olmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 2015/11560 Esas, 2015/8588 Karar)

İki Farklı Yerde Bulunan Uyuşturucu Madde ve Miktar Olarak Kişisel Kullanım

Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Ekspertiz Raporuna göre; sanığın ikametinden elde edilen, net ağırlığı 530 gram gelen yeşil renkli bitki parçalarının, uyuşturucu niteliğe sahip esrarın aktif maddelerinden THC (Tetrahidrocannabinol) ihtiva eden kenevir bitkisi parçaları olduğu ve bu parçalardan net 212 gram toz esrar elde edilebileceği, sanığa ait seralardan toplanan, net ağırlığı 97 gram gelen yaş halde, köklü, yeşil renkli bitkilerin, uyuşturucu niteliğe sahip esrarın aktif maddelerinden THC (Tetrahidrocannabinol) ihtiva eden kenevir bitkisi oldukları ve bu bitkilerden net 14.55 gram toz esrar elde edilebileceğinin hesaplandığı, anlaşılmaktadır. Suç tarihinde yapılan istihbari çalışma sonucunda, usulüne uygun olarak gerçekleştirilen aramalarda sanığın ev ve seralarında uyuşturucu madde ele geçirilmiş ise de, tanık H.E.’nin sonradan değişen kolluktaki beyanı ve istihbari bilgi dışında, sanığın uyuşturucu maddeyi sattığı yönünde başka herhangi bir kanıtın bulunmaması, el konulan uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde olması, uyuşturucunun evde rahatlıkla bulunabilecek bir yerde ele geçmesi, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak uyuşturucu maddeyi satmak için değil, kullanmak için bulundurduğunu savunması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu değil; uyuşturucu madde kullanmak için bulundurma suçunu işlediği kabul edilmelidir.

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2012/1769 Karar)

Eroin Maddesinin Kişisel Kullanım Miktarı

Suç konusu net 5 gram eroini Malatya’dan temin ederek yönetimindeki otomobille Ankara iline gelen sanığın, parkta oturduğu sırada yanına gelen diğer sanık Mehmet’e sigara paketi içerisindeki eroini gösterip cebine koyması üzerine görevliler tarafından yakalanması şeklinde gelişen olayda; sanığın Ankara’ya şehrine hasta ziyareti için geldiğini söylemesi; günlük kullanılacak eroin miktarının yaklaşık 60 miligram ve suç konusu eroinin yaklaşık 83 günlük ihtiyacı karşılayacak miktarda bulunması; somut olayda belirlenen zaman dilimine göre bu eroinin kişisel ihtiyaç miktarının çok üzerinde olması karşısında; sanığın eyleminin “satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2014/198 Karar)